
Truth & Treason, 1942 Berlin’inde, Propaganda Bakanlığı’nda arşiv memuru olarak çalışan 22 yaşındaki Emil Hartmann’ın, “devlete sadakat” ile “yalana sadakat” arasındaki çizgide paramparça oluşunu merkezine alıyor. Emil, cephe raporlarını birleştirirken ölü sayılarının sistematik biçimde düşük gösterildiğini, “zafer” olarak pazarlanan operasyonların aslında geri çekilme olduğunu fark ediyor. Önce küçük bir tereddüt, sonra elle tutulur bir tiksinti… Nihayetinde bir gece, sistemin yuttuğu kelimelerin altına kendi notlarını düşüyor: “Gerçeği saklamak, gerçeği öldürmektir.” Gestapo’nun kokusunu alan herkes gibi o da susmayı deneyebilir; ama vicdanının sesi daktilosunun çekiçleri kadar inatçı.
Kısacası: Eğer tek solukta biten ama günlerce zihninizde dolaşan işler arıyorsanız, bu dört bölüm tam sizlik. Tavsiye mi? Net. Dikkat: İlk bölümden sonra daktilo sesi arayabilirsiniz; bende bildirim sesi oldu da ondan biliyorum.
0 Yorum (Tarihe Göre)
Lütfen yorumlarınızı saygı kuralları çerçevesinde yapınız.Yorum yapabilmek için üye olmalısın.
Giriş Yap