
Nowhere Man, PTSD ile boğuşan eski bir paralı asker olan Lukas’ın, şehrin arka sokaklarında hurdacı kamyonetiyle dolaşırken hem kendini hem de başka kayıp ruhları onarma çabasını anlatan çarpıcı bir karakter dramasıdır. Evsizler barınağında kalan Lukas, geceleri metal hurdaları toplayıp gündüzleri onları heykellere dönüştürür; her kıvılcım, geçmişindeki patlamaların yankısına, her kaynak izi, içindeki derin yaralara denk düşer. Kaçmaya çalıştığı şiddetli geçmişi, sokakların görünmez savaşlarında yeniden kapısına dayandığında; “sadece metal büküp para biriktiren” o sessiz adam, bir kez daha birilerine kalkan olmak zorunda kalır.
Şaka bir yana, metal toplayıp kalpleri birleştiren bir adamın hikâyesi, algoritmaların bile “önerilir” demekten çekinmeyeceği kadar insani. Eğer şehirde kaybolmuş hissediyorsanız, bu dizi haritanız. Eğer hiç kaybolmadıysanız, izlemeden önce biraz dolanın; dönüş yolunu birlikte bulalım. Dünyanın en gürültülü yerinde, en net cümleyi kuruyor Nowhere Man: “Gürültünün içindeki sessizlikte buluşalım.” Benim oyum? Çivili. Çünkü kalbime çaktı.
1 Yorum (Tarihe Göre)
Lütfen yorumlarınızı saygı kuralları çerçevesinde yapınız.Yorum yapabilmek için üye olmalısın.
Giriş Yap