
Dead Boss, yanlış zamanda yanlış yerde bulunmanın ne kadar ölümcül olabileceğini kara mizahın şefkatli, ama acımasız merceğinden anlatıyor. Entirely Tiles’ın genel müdürü Eric Bridges öldürüldüğünde, şirketin en çalışkan ve en “sorunsuz” çalışanı Helen Stephens kendini bir anda 12 yıl hapis cezasıyla baş başa bulur. Helen, masum olduğundan zerre kadar şüphe duymuyor; mahkeme salonundan çıktığı an bile, “Bu bir yanlışlık, birazdan düzelir,” diye fısıldıyor. Ne var ki kader, komediyle işbirliği yapmış gibi: Avukatı Tony tam manasıyla beceriksiz, nişanlısı Justin “sözde” mazeretiyle ortadan kaybolmuş, kız kardeşi Laura ise Helen’in dairesini gözüne kestirmiş durumda. Dışarıda herkes bir şeyler peşinde; içeride ise saat gibi işleyen, küçük güç savaşlarıyla örülü bir kadın hapishanesi ekosistemi var.
İzleme önerim: Bu diziyi bir oturuşta tüketip, finalde gelen cliffhanger’a ufak bir “Amaaan…” diyerek gülümseyin. Çünkü Dead Boss, cevabından çok sorusuyla akılda kalan türden; hedefi, küçük bir komediyle kocaman bir sistemi ifşa etmek. Kapanışı kendi cümlelerimle yapayım: “Suçlu bulunmak kolay; suçsuz kalmak zor. Hele ki herkes senin özgürlüğünden bir parça kazanç bekliyorsa.” Dead Boss, tam da bu yüzden listemde “tek sezonluk ama etkisi uzun süren” yapımların başında. Kara mizahı seviyorsanız, Helen’in yanında yerinizi alın; gülerek sinirlenmeye hazır olun.
0 Yorum (Tarihe Göre)
Lütfen yorumlarınızı saygı kuralları çerçevesinde yapınız.Yorum yapabilmek için üye olmalısın.
Giriş Yap